Derya Uysal Hakkında

5 Temmuz 1980 Bursa doğumlu. Necatibey Kız Meslek Lisesi Gıda Bölümünü, Bursa Deulcom International Halkla İlişkiler Kursunu ve BUFSAD 28.Dönem Temel Fotoğraf Eğitim Seminerini bitirdi. Anadolu Üniversitesi AÖF Halkla İlişkiler öğrencisi.
DEVAMI

Kategoriler

Son Yazılar

300 x 200 px
reklam alanı

Röportajlar

Kalbinin güzelliği yüzüne yansıyor…

19.11.2016



Samimi, içten ve mütevazi kişiliği her zaman beğenileri kazanan Ceren Erginsoy ile tanışmak ve ortak çalışmalara imza atmak en büyük şanslarımdan biri. Hadi onu ve ailesini daha yakından tanıyalım.


Öncelikle Ceren Erginsoy kimdir? 

1975 Ankara doğumluyum. Müjdat Gezen Sanat Merkezi Tiyatro bölümünü bitirdim. Yine MSM’de mitoloji ve sahne dersi asistanlığı yaptım. “Mum Kokulu Kadınlar” adlı sinema filminde oynadım. Aynı filmle “Orhan Murat Arıburnu En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” ödülünü aldım. Televizyon dizilerim, dört yıl süren “Baba Evi”yle başladı. Can’lı Hayat, Aşk Güzel Şey, Ağlayan Kadın, Yaralı Kurt, Deliler adlı televizyon filmlerinde oynadım. En çok hatırlandığım, Baba Evi’nde canlandırdığım, Zeliş’tir. Hatta Zeliş adını hatırlamayıp, hala ‘Küçük gelin’ diyenler oluyordu. Bu duruma bir de Merhamet eklendi. "Merhamet'teki üvey anne" diyorlar. 

Kanal D’de yayınlanan “Merhamet” dizisinin ardından “Oyun Bozan” dizisi ile ekranlara geldiniz. Yeni projeleriniz var mı?

Yakın zaman için yok. Ama hayat sürprizlerle dolu ve ben sürprizleri severim. 

Sizi ne zaman tiyatro sahnesinde göreceğiz? 

Bu benim de çok istediğim bir şey. Çocuklar büyümeden turne yapamayacağımı düşünüyordum. Ama bu arada enfes alternatif tiyatrolar kuruldu. Turne yapmıyorlar pek. Belki öyle küçük ölçekli bir oyun olur.



1 oğlunuz, 1 kızınız var. Anneliğin tanımını yapar mısınız? 

Annelik tam bir duygu bombası. Sevgi, kaygı, hayranlık, aşk dolu bir iş. Kaygılar deyince korkmayın. Sürekli kendinizi sorguluyorsunuz. Okuyorsunuz, araştırıyorsunuz, danışıyorsunuz. Ama hep bi "Doğru mu yapıyorum? Ben böyle yapınca ilerde şöyle mi olacak? Yoksa başka bir şey mi?" Ama sanırım en büyük duygu seli, kendi başarısını fark ettiği zaman ondaki mutluluğu görmek... 

En son okuduğunuz kitap, izlediğiniz film, dinlediğiniz CD desek… 

Şu anda Büyük Balık ve Hocaefendi'nin Sandukası'nı okuyorum. Charlie'nin Çikolata Fabrikası tiyatro müzikleri ve Sertap Erener’in son albümü dinlediklerim. Son film ise Sihirbazlar Çetesi 2. Çocuklarla durmaksızın film izliyorum. Çünkü animasyonu çok severim. 

Bir gününüz nasıl geçiyor? 

Biraz çocuklara göre program yapıyorum. Kahvaltı, yemek gibi ihtiyaçlar, sonra gerek spor gerek hobi gerek okul gibi olmazsa olmazlar. Sonra arkadaşlarıyla buluşturma projeleri. Haftada 1 gün gitmediğimiz bir yeri de keşfetmeye çalışıyoruz. Sergi olabilir, Kızkulesi gezisi olabilir. 

Tiyatroyu seçmek isteyen gençlere tavsiyeleriniz neler? 

Tiyatro ve oyunculuk çok disiplin ve emek gerektiren şeyler. “Ne var çıkar oynarım”, demek değil. Kendi bedenine ve aklına sürekli yatırım yapman lazım. Sonra çıkar oynarsın. Oyunculuk yapmak isteyenlere en önemli önerim bu, tembel olma lüksünüz yok. Çok çalışmaya varsanız girin bu işe. Asla vicdanınızı ve sağduyunuzu bir kenara itmeyin. Önce kendinize saygı duyun. Ama bunu özgüven patlamasıyla karıştırmayın. 

Son olarak neler söylemek istersiniz? 

Oyuncu olmak isteyenlere söylediklerim, benim hayatımda çok çok değer verdiğim şeyler; Sevgi ve saygı. Tüm canlıların eşit yaşam hakkı olduğuna da inanıyorum. Ve tüm doğayı kucaklıyorum.

Geri Dön